Ptesi/Salı/Çrş/Prş 23.00 - Radyo Ritim

KADINLAR ÇİÇEKTİR. BAZILARI CESET KOKAR!

“Kadınlar çiçektir.” Bu cümle için yıllardır toplum mühendisleri büyük uğraş veriyor. Özellikle ülkemizde bir buket çiçek hediye etmekten aciz olan herifler için bu cümlenin içini doldurmaya çalışıyorlar ki aslında konumuz bu değil.

Kadınlar çiçektir. Şüphesiz. “Ceset Çiçeği” duydunuz mu bilmem. Leş ve çürümüş peynir gibi kokan bir çiçektir. Adını kötü kokusundan almıştır. Renklidir. Uzaktan çok uzaktan bakmalıdır.

“Bereket Çiçeği” bunu da duymuşsunuzdur. Bulunduğu yere bol rızık ve bereket getirdiğine inanılır. Evin en güzel yerini sever. Hakkıdır. Işık ve ilgiyi sever. Sevgi gibi çabuk büyür, her yeri kaplar.

Kadınlar çiçektir. Geldiği yeri cennete çeviren kadın. Elinden, dilinden ve gözlerinden sadece sevgi akar. Kana kana içebilirsiniz. Yaptığı yenir. Sohbeti dinlenir. Öğüt vermez. Yaşayarak anlatır. Öyle ince ince düşünmeden bolca sevgi akıtır. Küsleri sevmez onları allem eder kallem eder barıştırır. Elinde avucunda ne varsa yarını düşünmeden serer ayaklarınıza. Kapısından geçmeye görün, pencereden görmeye görsün mutlaka hâl hatır sorar. Bir bardak çayını içmeden yürüyüp gidemezsiniz. Herkesin bi’şeyidir. Teyzesi, annesi, ablası, kardeşidir. Gerçekten çiçek gibidir. Kırmızıyı çok sever onlar. Hep renkli gülerler. Hep renkli konuşurlar. Dinlerken tebessüm ve gülümseme yapışır kalır suratınıza. Ayrılırken dış kapıya kadar uğurlar gideni. Geleni gideni eksik olmaz o sofra hiç kalkmaz. Onun her şeyi ailesidir. Dişi panter olur. Evlatları onun her şeyidir. Yaşları kaç olursa olsun evlatları için melek gibidir. Korur. Kollar. Bıkmadan, usanmadan, yorulmadan, yüksünmeden onlar için yüreğini kavurur sofraya koyar. Türkü sever onlar. Türkülerde nağme nağme olur evin her yerini doldurur sevgiyle, aşkla ve bereketle. Elinin değdiği bitmez, gözünün gördüğü eskimez, yüreğinin sevdiği üşümez.
Öyle güzel sever ki sevilen onun yokluğunda kimliğini, kişiliğini, erdemini, onu o yapan tüm sıfatlarını kaybeder. Bi tuhaf bi’şey olur. Ha yaşamış ha yaşamamış fark yoktur.

“Ceset Çiçeği”…Geldiği yeri kokutan herkesi o güzelim bahçeden uzaklaştıran kadın. Huyu gereği, yetişme tarzı ve fıtraten sadece kendisi için yaşayan, sevgi fukarası kadın. “Ceset Çiçeği” gibi karşıdan çok uzaktan ne kadar da rengarenktir. Bu çiçeği severek bahçesinde yetiştirenlere de kokusu siner. O ev, ev olmaktan çıkar. O bahçe, bahçe olmaktan çıkar. Adı üstünde ceset çiçeğidir yalnızlığı ve yalnızlaştırmayı sever onlar.

Oysa her ikisi de çiçektir. Her ikisi de bir gün kuruyup gidecektir. Nasıl öldüğünüzden ziyade nasıl yaşadığınızdır. Kimleri gülümsettiğiniz. Kimleri mutlu ettiğiniz.

“Sırtlana pis pis gülüyor demeyin. Sırtlanın gülüşü odur!” #cibran

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir